4 Kasım 2010 Perşembe

İhtiyar Delikanlı

Bir ruh ihtiyarlaşıyor içimde,
Huysuz ve aksi hali.
Herkesin sevmediği cinsten hani.
Saçları gri, yüzü çizgili.
Bir isteği kalmamış bu dünyadan belli.
İlk günkü gibi taze ve gizli gözleri.
Bir perdenin arkasından gelir söyledikleri.
Tekrar eder sürekli adını değil,
Ölmek istediğini.

24 Ekim 2010 Pazar

Üç kere Beş= İKİ

Prensipleri ve inançları olan bir adamdım ben,
Cumartesileri her ayinine katılır,
Cumaları iple çekerdim,
Pazar sabahları zevkle yapıştırırdım dilimi,
Mayalı dudaklarına.
3 önemli günde 5 vakit bağlanırdım sana,
çünkü hep bildim ve hep inandım,
Sen beni 3 büyük dinden daha çok sevdin.

Bir Bisiklet Hikayesi

Bisikletim ve mahalledeki çocuklarla dünyayı gezecektik küçükken; böğürtlen tarlalarında karnımızı doyurup, elma ağaçlarına çıkacaktık, hiç kimsenin bilmediği derelerde donsuz yüzüp, balık tutup yiyecektik. Cebimizde çakmak dahi olmadan balıkları pişiricektik.Peki ne oldu da şimdi kendimi büyük şirketlerden birinin sahibi olmak isterken buluverdim.Hayatımın neresinde bir şeyler değişti de ben kendimi birden en tepeye oynarken buluverdim?Ne değişti hayatta da ben küçüklük hayallerimden vazgeçtim? Cebimize kim çakmak koydu da ben balıkların altını değil, hayallerimi yaktım!
Oniki yaşımda ben ilk kez aşık oldum.Sümüğünü sildiği için güzelleşen kara kuru bir kız çocuğuydu ilk aşık olduğum kız.Yüzü meleği andırmıyordu, yada beni anladığı falan da yoktu. Memeleri bile yoktu,hayır o değil tavırları kadınca bile sayılmazdı .Bizimle birlikte top oynardı.Islık çalıp küfür ederdi.İşte öyle bir kız çocuğuydu.Ama ben ona aşık olmuştum.Hayat tam bu noktada değişti benim için.Ciddiyet girdi bir kere evlere,büyüklük girdi.Artık aşık olabileceğimiz yaşa gelmiştik çünkü hal ve hareketlere edep adap geldi,yasaklar geldi.Onunla birlikte hayata bir devrim geldi.Eskisi gibi elime mum dikmeye çağıramazdım artık saklambaç oynamak isteyenleri çünkü o beni çocuk sana bilirdi.Anlamsız ama neşe içinde koşturamazdım sokaklarda çünkü o beni aptal sana bilirdi.Götümü başımı kapatacak bir şeyler giyip çıkmazdım artık sokağa çünkü o beni beğenmeye bilirdi.Daha bir sürü şeyle "aşkla" birlikte o günden bu güne değişti hayatımda.Özgürlük ve çocukluk gitti çok uzaklara.
Aslına bakacak olursanız hayatlarımız aynı aslında.Ben hala sokakta arkadaşlarımla buluşuyorum.Hala arkadaşlarımla toplanıp oyunlar oynuyorum.Hala eve gittiğimde annemin boynuna sarılıyorum.Hala okula gidiyorum.Hala babamdan ölüm gibi korkuyorum.Ne değişti peki?Sadece bir "aşk" mı indirdi bizi bisikletlerimizden ve yayan yolladı o yüksek dağların tepelerine?Evet,sadece "aşk" yaptı bunu bize.Dedi ki bisiklet tek kişiliktir, sevdiğin kızla birlikte olamazsın onun tepesinde;inip elele tutuşman gerek.O senin omzuna kafasını koyamaz bisikletin tepesinde;öpüşemezsiniz kesinlikle.Gülünç olma kendini bir düşün sevişirken bisikletin üstünde, aklın eriyormu allah aşkına.Ve ikna etti bizi yüksek dağların zirvesine bisikletsiz yalın ayak çıkmaya.Aldı elimizden canım bisikletli hayallerimizi.Hiç farkına bile varmadık ne bisikletin nede hayallerimizin gittiğinin.Yerlerine yenisi konmuştu çünkü sormadan başladık onlarla oyalanmaya.Üstelik ne garip ilk aşık olduğum kız bile yok yanımda.
Şimdi gidip Adem'in yanına bir güzel dövelim mi onu aşkı bulduğu için bilmiyorum.Aslında hiç bir şey bilmiyorum, ama bir şey var ki bildiğim; insan daha bulamadığı hayatının kadınıyla yaşayacağı aşk dolu günleri de özlüyor; Çocukluk günlerini de...

Oooo Life

Hayattan güzel dakikaları çıkardığın zaman geriye basitlikler kalır.Güzel bir hayat yaşamanın sırrı ise bu basit dakikaları güzel yaşamaktadır.

23 Ekim 2010 Cumartesi

Kahraman,Katil

Kahraman ve katil.Uzaktan bakıldığı zaman ne kadar da zıtlar değil mi?sanki kahramanlar iyi ve katiller kötü. Sanki katilleri yener sanki kahramanlar gibi değil mi? İyi bir şey yani.Oysa aslında şaşılacak kadar aynılar aslında,peki aradaki fark ne bu iki tabiri arasında uçurumlar yaratan bende bilmiyorum.Ancak ikisi de aynı.Kahramanlarda katiller aslında.
Tarihteki kahramanlara bir baktığınız zaman Robin Hood'dan tutunda Atatürk'e kadar, bir akımın kahramanları kahramanlıklarını kanla yazmışlardır aslında.Onlarda katiller gibi başka bir insanın hayatını kendi çıkarları için sonlandırmışlardır.Peki onlara saygı duyup bu gün hala onların düşüncelerine ve değerlerine sahip çıkıyoruz? Kötülere karşı savaştıkları için mi? Peki kesin kötü dediğimiz şey ne yine sevdiğimiz ve peşinden giden kahramanımızın karşısında duran insanların davranışları değil mi? Yani kötüyü de yine kahramanlar belirle miyorlar mı aslında? İyiyi de kötüyü de onlar yaratmıyorlar mı aslında?Evet cevap bu evet onlar yaratıyorlar.Onlar kendi inançları ve doğruları için insanlar öldürüyorlar ve bizde onların işlediği cinayete inanıyoruz işte hepsi bu.Aradaki fark bu bizim inancımız.Biz yapıyoruz bir katilide kahraman aslında.İnanıyoruz onun yoluna onun eylemine artık ne yaptıysa kendince. Ve o bir anda bütün günahlarından arınıp kahraman oluyor.Pekiya inanmadıklarımız yani gitti yolu yol saymadıklarımız onlar yine katiller değil mi? Biz neyiz birilerinin inançları için insanların ölmesini normal karşılayan katilden daha aşağı insanlarız.
varsayalım bir adam var karısını çok seviyor ona bağlı herşeyini o kadına vermiş ve karısı bu adamı bir başkasıyla aldatmış olsun adamda bu kadını öldürmüş olsun. Burada yargı çok basit o adam ne olursa olsun katil.Öte yandan Lenin'i ele alalım komünizmi Rusya'ya yaymak için milyonlarca insanı öldürmüş bir adam( Tek başına değil ama gerek emir vererek gerekse çatışmalarda)kahramanlık bu mu şimdi? aradaki fark ne karısını öldüren adamın Followerları yok o kadar ona inan insanlar yok.arada çok ince bir çizgi var arkadaşlar.
ANY FUCKING WAY diyip katillerede saygı göstererek kahramanları selamlıyorum.Herşeyin bir sebebi var.Dostoyevski teşekkürler aklıma bu boku düşürdüğün için sevdim seni.

21 Eylül 2010 Salı

Anarşist

Denklemin öteki ucu,
Bilinmeyenler uçurumu.
X'ler, Y'ler, Z'ler kokutuyor;
Küçük ruhu.

Korku heycanın silah arkadaşı.
arkadaşlıklarının sebebi;
Eşitliği bozmak isteyen beni,
Nöbette beklemeleri.

Güzel orospu

Ağzında sakız girdin aşağı kapıdan,
Sensiz dünyama.
Terbiyesizce seviştin,
yalnızlığımla.
Şimşekler çaktı beynimde,
Çıblak gerçeği kavradığımda.
Ben değildim aldattığın,
Yalnızlığımdı aslında.

Revolver

Sana şiirler yazdım.
Yazacaklarımdan gizli.
Tabancama doldurdum,
Öpüp her kelimeyi.
Hani olurya seversin,
Günün birinde başka birini.
Bilirim o zaman;
Kurşunlardan daha iyi öldürürler seni.

M.Ö./M.S.

Sevmek eylem mi,
Benim sana duyduğumun yanında?
Çok duydun sevildiğini,
Peki hani hangisi yanında şimdi?
Eğer sevmekse benden öncekilerininki,
Bende ne öte kalır nede beri.
Yolunu,tarihini kaybetmiş İsa misali.

Derby Samurai

Aklı başa toplamak lazım bazen.
Çakıl taşlarına ayakları sürümeden,
Şarkılarda boğulmadan,
Güneşi geceye sarmadan,
Uykuya cephe açmadan,
şeytanı ortak edinmeden,
Ne yapıp edip kendinden geçmeden,
Aklı başa toplamak lazım.

Şafak Vakti

Yine sana akar zaman.
Başka delik yok,
Kaderimin ceplerinde.
Tek bir zaman var takvimimde;
Oda senin geldiğin zaman.

Reenkarnasyon

Ahhh kadınım ahhh!
Nefret ediyorum bencilliğinden!
Dikiyorsun beni köşe başlarında,
Bir başıma.
Sonra giriyorsun birden hayatıma.
Sormuyorsun ama hiç,
Seninle yaşayacaklarım bir hayatsa;
Senden önce yaşadıklarım neydi?

29 Nisan 2010 Perşembe

Çıkmaz

Adem'in elmaya gitmesidir esas olan,
Şeytanın arzıdır,Havva' ya aşk gelen,
Problem, Havva'da mı yoksa,
Adem mi problemli olan?
Bu işten tek karlı çıkan;ünlü ressam,
Tutkuyla aşkı boyayan;şeytan.

Tutku

Tutku;
Manşet altına saklanmış bir as.
Gerçek aşkı yaşatmayacak kadar az.
Ama gerçek aşkı yaralayacak kadar as.
İlk elden onu düşmemektir esas.
Tutku;
Aşkın dakikalarını gözetecek kadar sahte,
Bir gülle can bulur olması gerektiği saatte,
Ey mecnun işin ne ayıkla prinçle taşı,
Gerçekten seviyorsan eğer,
Karıştırma tutkuyla aşkı.

9 Ocak 2010 Cumartesi

Öyle Olmak Gerek

Kanun gerek arkadaş kanun.
Erkek olmak için,
ADAM olmak için,
Kanun gerek.

Gururunu saymadığın,
Onurunu çiğnediğin dakikalar gerek.
Yapmam dediğini yaptığın,
Yemem dediğini yemen gerek.

Ezmekte gerek; ezilmekte ,
Yok saymakta gerek; yoksayılmakta,
Hepsi bir kenara SUSMAK GEREK ASIL SUSMAK;
Belli etmemek gerek...

Yaşadıklarına,dünyaya,Tanrıya,göğüs gerip,
Ses çıkarmamak gerek.
İçe ağlayıp dışa gülmek gerek.
Fark ettirmemek gerek...

Erkek olmak için, ADAM olmak için,
Sevgilinle sevgiyi yaşamak için,
Bunların hepsini yaşaman gerek.
Amaaa en önemlisi,
Onun bunları hiç bilmemesi gerek...